Seval TOMAK BAL Araştırmacı İsrail-Filistin meselesi, İsrail’in önce yerleşim planını başlatan Balfour Deklarasyonu ve ardından resmen devlet olarak kurulduğu 1948’den bu yana, Orta Doğu’nun en uzun süreli ve en karmaşık çatışmalarından biri olmuştur. İngiltere’nin bölgedeki politikaları önce manda dönemi, ardından Balfour süreciyle başlamıştı. Amerika ve diğer ittifakların desteğiyle Yahudilerin Filistin bölgesine yerleşim politikalarının hızlanması, insan hakları ihlallerini de beraberinde getirmiştir. …
Devamını OkuBölge Çalışmaları
ALASKA VE WASHİNGTON ZİRVELERİ IŞIĞINDA RUSYA-UKRAYNA BARIŞ ARAYIŞLARI
Ahmet Ziya GÖKALP Siyaset Bilimi Uzmanı Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgali, uluslararası sistemin çehresini derinden değiştiren ve küresel bir güvenlik krizine yol açan süreci tetiklemiştir. 2025 Ağustos’u itibariyle ise tarafları müzakere masasına oturtma çabaları, Alaska ve Washington DC’deki Beyaz Saray’da düzenlenen zirvelerle bir ivme kazanmıştır. Bu görüşmeler, yalnızca askeri harekatların durdurulmasını değil, aynı zamanda Avrupa’nın gelecek on yıllardaki güvenlik mimarisinin şekilleneceği …
Devamını OkuBATI’NIN UKRAYNA KOZU TÜKENDİ
Hasan Birgül Dış Politika Araştırmacısı Rusya karşısında Ukrayna’ya zafer vaat eden strateji çöktü. Moskova artık hem savaş alanında hem masada üstün. Batı’nın elinde Kiev’i kurtaracak yeni bir koz kalmadı. Bazı savaşlar zaferle, bazıları müzakere edilmiş bir barışla biter. Ama tarihte hiçbir savaş adaletle sona ermedi. Bugün Ukrayna için de acı gerçek budur. Üç yıldır Batı başkentlerinde pompalanan “Ukrayna kazanacak, Putin …
Devamını OkuYUMUŞAK GÜCÜN ANATOMİSİ
Ceyda YILMAZ Balıkesir Üniversitesi, Uluslararası Ticaret Bölümü Uluslararası ilişkilerde uzun yıllar boyunca gücün ölçütü askeri kapasite ve ekonomik büyüklük üzerinden tanımlanmıştır. Ancak özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde Joseph Nye’ın ortaya koyduğu “yumuşak güç” kavramı, ülkelerin etki alanlarını yalnızca sert güç unsurlarıyla değil, aynı zamanda cazibe, değerler ve kültür aracılığıyla da genişletebileceğini ortaya koymuştur. Nye’a göre yumuşak güç, başkalarının sizin istediklerinizi …
Devamını OkuBRICS+ VE KÜRESEL GÜNEY’İN YÜKSELİŞİ, LİBERAL ULUSLARARASI DÜZENİN SONU MU?
Dr. Ayşe Yaşar Ümütlü Uluslararası İlişkiler-Uluslararası Hukuk Felsefesi ve İnsan Hakları Uzmanı Son iki yüzyıla damgasını vuran Batı merkezli liberal uluslararası düzen, artık ciddi bir meydan okumayla karşı karşıya. Bu düzenin temel dayanakları olan serbest piyasa ekonomisi, demokrasi ve uluslararası hukuk normlarının evrenselliği iddiası, 21. yüzyılın çok-kutuplu jeopolitik ortamında sorgulanmaya başladı. Özellikle BRICS+ inisiyatifi ve Küresel Güney ülkelerinin giderek artan …
Devamını OkuİRAN- İSRAİL ÇATIŞMASININ DAYANDIĞI TEMEL DİNAMİKLER ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME
Seval TOMAK BAL Araştırmacı Doktrinsel Temeller İran’ın İslamcı Devrimci Doktrini 1979 İran İslam Devrimiyle birlikte İran’da Şah rejimi yerine Humeyni önderliğinde Velayet-i Fakih temelli teokratik bir rejim kurulmuştur. Bu rejimin temel ilkelerinden biri, “müstazafların (ezilenlerin) yanında, müstekbirlerin (zalimlerin) karşısında olmak” şeklinde özetlenebilir. İran’ın ideolojisinde İsrail devleti ve uyguladığı politikalar, Batı emperyalizminin bir uzantısıdır. Filistinlilere zulmeden bir işgalci devlettir aynı zamanda. …
Devamını OkuAMERİKA’NIN ZENGEZUR KORİDORUNDA BÖLGE ÜLKELERİ VE RUSYA İLE ÇİN’İ DENGELEME POLİTİKASI
Dr. Hande ORTAY Küresel siyasetin nabzı artık yalnızca Washington, Moskova ya da Pekin’de atmamaktadır; Güney Kafkasya’nın dağlık coğrafyası, küresel dengelerin yeni satranç tahtasına dönüşmüş durumdadır. Bu satranç tahtasının tam ortasında ise Zengezur Koridoru yer alıyor. Azerbaycan’ı Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye bağlayacak bu hattın önemi, sadece bölgesel bir ulaşım meselesi olmaktan çok daha ötedir. Enerji hatlarından ticaret yollarına, jeopolitik dengelerden güvenlik stratejilerine …
Devamını OkuTİTO VE SONRASINDA BALKAN TÜRKLERİ VE MÜSLÜMANLARI
Muhammed Nurullah Ketkanlı Balkan Çalışmaları Uzmanı Yugoslavya çalışan bazı araştırmacılar, Tito dönemi Yugoslavya’sını barışın ve huzurun hakim olduğu, aşırı milliyetçi unsurların aşıldığı bir dönem olarak anlatıp bu zamana özlem duyarlar. Onlara göre bu dönem adeta kısa bir “Pax Romana” ya da “Pax Ottomana” gibi bir barış dönemidir. Fakat Tito dönemi sosyalist Yugoslavya liderliği, sözde bu barış dönemini oluştururken yönettiği toplumların …
Devamını OkuORYANTALİZM VE SONRASINDA POSTKOLONYAL TEORİ ÇERÇEVESİNDE İSRAİL VE ORTA DOĞUYU ANLAMA ÇABALARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Seval TOMAK BAL Araştırmacı Hareetz gazetesi yazarı Gibon Lewi’nin söylediği gibi, “Avrupalı”sınırının sonunda İsrail devleti mi bulunuyor? Medeni dünyadaki özgürlüğün, bekçiliğini ve Avrupa değerlerinin korunmasını sağlayan, sınırdaki yegane güç İsrail devleti midir gerçekten? Batı medeniyetinin kendisini konumlandırdığı karşıt alanda oryantalizm duvarı örülmüş. Bugün somut manada sınırları kesin olarak çizilmemekle beraber Avrupa’nın tamamının Batı medeniyeti çatısı altında toplanıp toplanamayacağı tartışmasına girmeyeceğiz …
Devamını OkuÇİN HALK CUMHURİYETİ’NİN STRATEJİLERİNİN AVRUPA’DAKİ UZUN VADELİ ETKİLERİ
Dr. Bedri ŞAHİN – Almanya/NRW. Bir Kuşak Bir Yol (BRI) girişimi, doğrudan yabancı yatırımlar (FDI), 17+1 platformu, ticaret politikaları ve teknoloji yatırımları, ÇHC’nin Avrupa’daki ekonomik nüfuzunu güçlendiren temel araçlar olarak öne çıkmaktadır. Bu stratejiler, AB’nin ekonomik egemenliği, üye ülkelerin ulusal çıkarları ve küresel güç dengeleri üzerinde dönüştürücü etkiler yaratmaktadır. Bulgular, ÇHC’nin stratejilerinin hem iş birliği hem de rekâbet unsurlarını barındırdığını …
Devamını Oku
POLSAM | POLİTİK STRATEJİLER ARAŞTIRMA MERKEZİ