İDEOLOJİ

                                                                
Oğuz Taner HACIFAZLIOĞLU

Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Bu yazımda ideoloji kavramını siz değerli okurlarıma anlatacağım. Hemen belirtelim ki; ideoloji İdea-logy fikir bilimi olarak tanımlanmaktadır.

Siyaset Bilimi disiplininde İdeoloji kavramı ilk olarak; 18. Yüzyılda Fransız Siyaset Bilimci Antoine Destutt de Tracy tarafından kullanıldı. Fransız düşünür bu kavramı farklı tanımlamalarla ifade etmektedir. Bununla birlikte; Fransız Siyaset Bilimci, ideoloji kavramını sistemleşmiş fikirler bütünü olarak tanımlamaktadır. Yani bir fikrin ideoloji olarak kabul edilmesi o fikrin belli bir sistem içerisinde tutarlı olması koşulunu da beraberinde getirmektedir. Bununla beraber; Tracy tarafından ideoloji, bir kişinin veya bir devletin dünya görüşü olarak tanımlanmaktadır. Kavramın bu tanımlaması ise, ideolojinin bir kişinin hayatını nasıl şekillendireceğini, hangi siyasi eğilimi sahip olacağını belirlemektedir. Aynı durum, ideolojinin Siyaset Biliminde bir devletin dünya görüşü olarak ifade edilmesini gerektirmektedir. Çünkü, bir devletin ideolojisi gerek iç politikasına gerekse dış politikasına şekil vermektedir. Bu durumu şu örneklerle açıklayabiliriz. Bir devlet dış politika anlayışında realist bir dış politika anlayışına sahipse, diğer devletler üzerinde siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel nüfuzunu arttırmak isteyecektir. Bununla birlikte, idealist dış politika anlayışına sahip olan bir devlet, uluslararası alanda siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda iş birliğini arttırarak başarının sağlanmasını amaçlayacaktır. İdeolojinin diğer bir tanımı ise, bir sistemi korumayı veya yıkmayı amaçlayan bir fikir sistemi olarak ifade edilmektedir. Çünkü ideoloji uluslararası ilişkiler disiplininde bir devletin rejiminin korunmasını amaçlarken, diğer bir devletinde rejiminin yıkılmasını amaçlamaktadır.

Şurasını ifade edelim ki; ideoloji Siyaset Bilimi disiplininde başlıca ideolojiler Liberalizm, Muhafazakarlık, Sosyalizm, Feminizm, Çevrecilik, Dini Fundamentalizm. Bununla birlikte; Liberalizm bazı temel prensipleri benimsemektedir. Bu prensipler, özgürlükler (bireysel özgürlüklerin devlet tarafından korunması), rasyonel düşünce (bir toplumda  aklın gücünün her konunun önünde olması), eşitlik (vatandaşların kanun önünde eşit olması, eğitimde fırsat eşitliğinin olması), hoşgörü (toplumda vatandaşların farklı düşüncelerine saygı duyulması), rıza (bir partinin vatandaşların isteğiyle iktidarı elinde tutması kuvvet + rıza anayasacılık (vatandaşların hak ve özgürlüklerinin devletin kurumlarının nasıl işleyeceğini belirtilen demokratik bir anayasayla güvence altına alınması) olarak ifade edilmektedir. Şurasını ifade edelim ki; İkinci bir ideoloji olan Muhafazakarlık ise, gelenekler (toplumların geçmişteki yaşam tarzlarını değiştirmeyecek şekilde bağlı olması), insanın mükemmel olmayışı (insan kendi kararların verecek zihinsel kapasiteye sahip olmaması), organizmacılık (iktidara sürekli ve koşulsuz itaat edilmesi) hiyerarşi (bir toplumda ast üst ilişkisinin olması, astın üstün kurallarına sorgulamadan uyması) otorite (bir toplumda bulunan iktidar gücünün vatandaşlara istediğini yaptırması), mülkiyet (vatandaşlarının mülklerinin kullanımının devlete ait olması) prensiplerini benimsemektedir. Bununla beraber Üçüncü bir ideoloji olan Sosyalizm ise; Topluluk (Vatandaşların topluluk halinde birlikte yaşaması ve karar alması), kardeşlik (toplumdaki bütün vatandaşların kardeş olması), sosyal eşitlik (vatandaşların toplumda sosyal alanda eşit koşullara sahip olması), ihtiyaç (bir toplumda vatandaşların ihtiyaçlarının ortak olarak giderilmesi), sosyal sınıf (bir toplumda sosyal sınıfların bulunmaması), ortak mülkiyet (bir toplumda bulunan mülklerin devletin malı olması ve vatandaşların kullanımına açılması) ilkelerini temel almaktadır. Bununla birlikte Dördüncü bir ideoloji olan Feminizm ise; Toplumda kadınların erkeklerle aynı işleri yapmasına fırsat tanınması anlayışını savunmaktadır. Şurasını belirtelim ki Beşinci bir ideoloji olan Çevrecilik ise, Çevrenin nükleer ve diğer yıkıcı faaliyetlerden korunmasını anlayışını temel olarak almaktadır. Bununla birlikte Altıncı bir ideoloji olan Dini Fundamentalizm ise; Dinin devlet yönetiminde ve sosyal hayatta etkili olması düşüncesini benimsemektedir.

Şurasını ifade etmek zorundayız ki; İdeolojinin sonunun geldiği konusu tartışılmaktadır. Bununla beraber; insanın düşünce ufku genişledikçe, dünyada ideolojini sonu gelmeyecek. Bunun aksine; dünyada yeni ideolojiler ortaya çıkacaktır.

Fotoğraf: Andcenter.org

Yazar Oğuz Taner Hacıfazlıoğlu

Diğer Yazımız

NORM ÇÖKÜŞÜ: KÜRESEL DÜZENİN DAĞILIŞI

Hasan BİRGÜL Dış Politika Araştırmacısı Küresel siyasette son dönemde yaşananlar, artık tek tek krizlerle açıklanamayacak …