SUÇ KARARLARININ PSİKOLOJİSİ: DAVRANIŞSAL EKONOMİ PERSPEKTİFİNDEN İKTİSADİ BİR ANALİZ

Fatmanur SUBAŞI

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, İktisat, Yüksek Lisans

Suç olgusunun iktisadi analizi, bireylerin suç işleme davranışlarını rasyonel seçim teorisi çerçevesinde ele alarak açıklamaya çalışmaktadır. Bu yaklaşımda birey, suçtan elde etmeyi beklediği faydayı, yakalanma olasılığı ve karşılaşacağı yaptırımın beklenen maliyeti ile karşılaştırmakta; suç işleme kararı bu karşılaştırmanın sonucunda ortaya çıkmaktadır. Suç bu bağlamda, bireyin fayda maksimizasyonu problemi kapsamında değerlendirdiği bir iktisadi tercih olarak ele alınmaktadır. Kamu otoritelerinin rolü ise, cezaların şiddetini ve denetim olasılığını artırarak suçun beklenen maliyetini yükseltmek ve böylece caydırıcılığı sağlamaktır.

Ancak suç davranışına ilişkin ampirik bulgular, bireylerin her zaman tam bilgiye sahip rasyonel aktörler olarak hareket etmediğini göstermektedir. Suç oranlarının ceza artışlarına karşı her zaman beklenen ölçüde tepki vermemesi, geleneksel suç ekonomisi modellerinin açıklayıcılığını sınırlamaktadır. Bu noktada davranışsal ekonomi yaklaşımı, bireylerin karar alma süreçlerinde sistematik sapmalar sergilediğini ve iktisadi davranışların psikolojik faktörlerden bağımsız ele alınamayacağını ortaya koyarak suç ekonomisine alternatif bir analiz çerçevesi sunmaktadır.

Davranışsal ekonomi literatürü, bireylerin sınırlı rasyonellik altında karar aldığını ve fayda-maliyet analizlerini bilişsel kısıtlar nedeniyle eksik ya da hatalı biçimde gerçekleştirdiğini savunmaktadır. Risk algısının bozulması, aşırı iyimserlik, anlık faydanın uzun vadeli maliyetlere tercih edilmesi ve kayıptan kaçınma eğilimi, bireylerin suçtan elde edilecek getiriyi olduğundan yüksek, karşılaşılacak yaptırımları ise olduğundan düşük algılamasına yol açabilmektedir. Bu durum, suç davranışının klasik iktisadi modellerde varsayılan beklenen fayda hesaplarından sapmasına neden olmaktadır.

İktisadi açıdan bakıldığında suç, yalnızca bireysel gelir artışı sağlayan bir faaliyet değil; aynı zamanda belirsizlik ve risk içeren bir yatırım kararı olarak da değerlendirilebilir. Davranışsal ekonomi bu yatırım kararının, rasyonel beklentiler yerine algılanan beklentiler üzerinden şekillendiğini göstermektedir. Bireylerin yakalanma olasılığını sistematik biçimde düşük tahmin etmeleri, suçun beklenen getirisini yapay olarak artırmakta ve suç davranışını teşvik edici bir etki yaratmaktadır. Bu bağlamda suç, yalnızca iktisadi teşviklerin değil, algıların ve psikolojik yanlılıkların da ürünü olarak ortaya çıkmaktadır.

Suç kararlarının oluşumunda sosyal çevre ve kurumsal yapı da önemli bir rol oynamaktadır. Sosyal normların zayıf olduğu, kayıt dışı ekonominin yaygınlaştığı ve kurumsal güvenin düşük olduğu ortamlarda suçun fırsat maliyeti azalmakta; suç, bireyler açısından görece daha rasyonel bir tercih hâline gelebilmektedir. Davranışsal ekonomi bu noktada, bireylerin kararlarını yalnızca fiyat sinyallerine değil, aynı zamanda sosyal kabul ve normatif beklentilere göre de şekillendirdiğini vurgulamaktadır. Bu durum, suçun mikro iktisadi temellerinin makro kurumsal yapıdan bağımsız değerlendirilemeyeceğini göstermektedir.

Suçla mücadele politikaları açısından bakıldığında, davranışsal ekonomi temelli bir yaklaşım, yalnızca cezaların artırılmasına dayalı caydırıcılık politikalarının etkinliğini sorgulamaktadır. İktisadi açıdan cezaların marjinal artışı, bireylerin algıladığı yakalanma olasılığı değişmediği sürece sınırlı bir etki yaratmaktadır. Bu nedenle suçla mücadelede, bireylerin algılarını hedefleyen politikalar, sosyal normları güçlendiren uygulamalar ve davranışsal müdahaleler daha düşük maliyetle daha etkili sonuçlar üretebilmektedir. Bu tür politikalar, kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından da önem taşımaktadır.

Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerde suç davranışı, gelir dağılımı adaletsizliği, işsizlik ve sosyal hareketlilik kısıtları ile yakından ilişkilidir. Bu yapısal faktörler, bireylerin yasal faaliyetlerden elde edecekleri getiriyi düşürmekte ve suçun alternatif maliyetini azaltmaktadır. Davranışsal ekonomi perspektifi, bu iktisadi koşulların bireylerin algıları üzerindeki etkisini dikkate alarak suç davranışını daha bütüncül biçimde açıklamaktadır. Böylece suç, yalnızca bireysel tercihlerin değil, ekonomik yapı ve davranışsal dinamiklerin ortak ürünü olarak ele alınmaktadır.

Sonuç olarak suç ekonomisinin davranışsal ekonomi perspektifiyle ele alınması, suç kararlarının iktisadi analizini derinleştirmektedir. Bireyler her zaman rasyonel fayda maksimizasyonu yapmamakta; algılar, psikolojik eğilimler ve sosyal normlar iktisadi kararları önemli ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle suçla mücadelede, klasik iktisadi araçların davranışsal içgörülerle desteklenmesi, daha etkin ve sürdürülebilir politika sonuçları elde edilmesine katkı sağlayacaktır.

Kaynakça

Apel, R. (2013). Sanctions, perceptions, and crime: Implications for criminal deterrence. Journal of Quantitative Criminology, 29(1), 67–101.

Becker, G. S. (1968). Crime and punishment: An economic approach. Journal of Political Economy, 76(2), 169–217.

Camerer, C. F. (2003). Behavioral game theory: Experiments in strategic interaction. Princeton University Press.

Dolu, O., & Büker, H. (2010). Suç teorileri: Teori, araştırma ve uygulamada kriminoloji. Ankara: Seçkin Yayıncılık.

Kahneman, D. (2011). Thinking, fast and slow. New York: Farrar, Straus and Giroux.

Kahneman, D., & Tversky, A. (1979). Prospect theory: An analysis of decision under risk. Econometrica, 47(2), 263–291.

Karagöz, K. (2019). Gelir dağılımı ve suç ilişkisi: Türkiye üzerine bir değerlendirme. Sosyal Bilimler Dergisi, 6(2), 45–63.

Levitt, S. D., & Miles, T. J. (2007). Empirical study of criminal punishment. In A. M. Polinsky & S. Shavell (Ed.), Handbook of Law and Economics (Cilt 1, ss. 455–495). Elsevier.

Mullainathan, S., & Thaler, R. H. (2000). Behavioral economics. International Encyclopedia of the Social and Behavioral Sciences, 1, 1094–1100.

Polinsky, A. M., & Shavell, S. (2000). The economic theory of public enforcement of law. Journal of Economic Literature, 38(1), 45–76.

Thaler, R. H. (2015). Misbehaving: The making of behavioral economics. New York: W. W. Norton & Company.

Thaler, R. H., & Sunstein, C. R. (2008). Nudge: Improving decisions about health, wealth, and happiness. Yale University Press.

Fotoğraf: https://www.cemreyoldas.com/post/benimle-davran%C4%B1%C5%9Fsal-ekonomi-%C3%B6%C4%9Frenmek-i-ster-misin

Yazar Editör

Diğer Yazımız

TÜRKİYE’DEKİ BÖLGESEL TEHDİT VE SAVUNMA SANAYİ POLİTİKASI

Yunus Emre DADALI Araştırmacı Günümüzde insan hakları ihlalleri sürekli artmakta ve uluslararası boyutta hukuksuzluk baş …