AVRUPA BİRLİĞİ POLİTİKASI İÇİNDE TÜRKİSTAN ÜLKELERİ : KAZAKİSTAN PERSPEKTİFİ

Erdem YILMAZ

POLSAM Kırgızistan Koordinatörü

Türkistan, gelişmekte olan bir bölge olarak tanımlanmaktadır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından geçen yıllar, yeni bağımsız devletlerin oluşum süreci olmuştur. Bu dönemde, bölge ülkelerinin dış politikaları şekillenmiş ve jeopolitik yapı belirginleşmiştir.

Avrupa Birliği, Türkistan devletleri için önemli bir ortak konumundadır. AB’nin Türkistan üzerindeki etkisi, büyük ölçüde ekonomik faktörlerle belirlenmektedir.

Bu makalenin amacı, AB ile Türkistan ülkeleri arasındaki mevcut ilişkilere dair bir analiz yapmaktır. 2019’da Türkistan’a yönelik yeni bir AB stratejisinin benimsenmesi planlandığı için bu konu oldukça önemlidir.

Yazar, belirlenen hedef doğrultusunda, Kazakistan’ın AB ile etkileşim sistemindeki yerini analiz eden bir dizi görev üzerinde duracaktır. Bu görevlerin özel bir yönü, Türkistan’daki en büyük entegrasyon birliğinin jeopolitik yapıdaki rolünün analitik bir çerçevede ele alınmasıdır.

Kaynak incelemesi sonucunda, Türkistan’daki AB politikalarına dair kapsamlı araştırmaların yetersiz olduğu görülmektedir. Özellikle, Özbekistan’dan V. Paramonov, A. Strokov ve Z. Abduganieva’nın çalışmaları bu konuda önemli bir yere sahiptir. Bunun yanı sıra, AB politikalarının belirli yönlerine dair birçok çalışma mevcut olup, A. Burkhanov ve I. Sidorov gibi uzmanlar, bölgedeki Avrupa çıkarlarını detaylı bir şekilde analiz etmektedir.[1]

AB ile Türkistan arasındaki ilişkileri tanımlayan faktörel materyaller, hukuki ve resmi belgelerin incelenmesiyle elde edilebilir.

Bu makale kapsamında, uluslararası ilişkiler ve dış politika sorunlarının araştırılmasında kabul edilen analitik yöntemler kullanılacaktır: olay analizi, karşılaştırmalı yöntem ve istatistiksel analiz.

AB’nin Türkistan’daki Dış Politikasının Özellikleri

AB’nin stratejisi, dengeli bir ikili ve bölgesel yaklaşım üzerine inşa edilmiştir. Dış politika doktrinini geliştirirken, Türkistan’a yönelik ihtiyaçların seviyesine göre bir denge sağlanmaktadır.

İkili işbirliği, insan hakları, ekonomik çeşitlendirme ve enerji gibi etkileşim alanlarının gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Bölgesel yaklaşım ise organize suç, kaçakçılık gibi sorunların çözümünde geçerlidir.[2]

AB, dünya üzerindeki en etkili entegrasyon birimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. 28 devletin birleştiği AB, dünya GSYİH’sinin %28’ini üretmektedir ve bu alanda yaklaşık 0,5 milyar nüfusa sahiptir.

AB’nin Türkistan’daki temel jeopolitik çıkarı, bölgedeki istikrarı sağlamak ve demokratik değerler ile modellere yönelik destek vermektir. Bu, bölgedeki çatışma potansiyelini azaltacak ve Avrupa şirketlerinin çalışma koşullarını iyileştirecektir.

Belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesi için çeşitli programlar ve projeler (TACIS, TEMPUS, TRACECA, INOGATE) kullanılmaktadır.

AB, Türkistan’daki enerji çıkarları nedeniyle bu bölgedeki varlığını sürdürmekte kararlıdır. Orta Doğu, sürekli istikrarsızlığı nedeniyle güvenilir bir enerji ortağı olmaktan çıkarken, Hazar bölgesindeki enerji kaynakları Avrupa’nın enerji arzını çeşitlendirmek için önemli bir seçenek haline gelmektedir.

Ticaret ve ekonomik işbirliği, AB ile Türkistan ülkeleri arasındaki önemli bir işbirliği alanıdır. 2017 itibarıyla, Özbekistan ile AB arasındaki ticaret hacmi 2,5 milyar ABD doları seviyesine ulaşmış, bu rakamın 420,7 milyon doları ihracattan oluşmaktadır. Özbekistan, tekstil, tarım, ulaşım ve elektrik mühendisliği ürünleri açısından önemli bir potansiyele sahiptir; ancak ihracatın artışını engelleyen çeşitli engeller de mevcuttur.[3]

2018’in ilk dokuz ayında, AB ile Kazakistan arasındaki ticaret hacmi 28,6 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiş, bu rakam 2017’ye göre %30 artış göstermiştir. Kazakistan’ın AB ile dış ticareti, toplam ticaret hacminin %41,9’unu oluşturmaktadır.[4] Güvenlik meseleleri, AB’nin Türkistan’daki çıkarlarının üçüncü bir yönünü oluşturmaktadır. Bölgedeki istikrarsızlığın artması ve radikalleşme tehdidinin yükselmesi, AB’nin Türkistan’ı başka bir istikrarsızlık odağı haline gelmekten koruma arzusunu pekiştirmektedir. Türkistan, uyuşturucu trafiği ve insan kaçakçılığı gibi tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır. Diğer güvenlik meseleleri arasında nükleer alan ve çevre sorunları yer almaktadır.[5]

Kırgızistan, zengin su kaynakları nedeniyle dikkat çekmektedir; ancak radikal İslam ideolojilerinin yayılma tehdidi bu ülke için bir risk teşkil etmektedir. AB için önemli olan, aşırılık yanlısı hareketlerle mücadele yöntemlerinin siyasi muhalefeti bastırmak için kullanılmamasıdır. Tacikistan’da AB’nin temel hedefi, makroekonomik reform sürecine destek olmaktır. Türkmenistan ile ilişkilerde AB’nin rolünü analiz etmek oldukça zordur. Enerji diplomisi açısından önemli bir potansiyel olmasına rağmen, mevcut siyasi rejim nedeniyle anlamlı bir ilerleme sağlanması zor görünmektedir.

AB’nin Türkistan’daki Politikasının Evrimi

AB ile Türkistan ülkeleri arasındaki ortaklık, bölgesel etkileşimler sisteminde önemli bir unsurdur. Her iki taraf için de istikrarın sağlanması ve refah, Avrupa ve Türkistan’ı potansiyel ortaklar haline getirmektedir.

AB’nin Türkistan’daki dış politika gelişiminde belirleyici unsurlar şunlardır:

  • Stratejik, siyasi ve ekonomik gelişmeler, ayrıca Türkistan’daki bölgesel sorunlar, ilişkilerin seviyesini etkilemektedir;
  • AB’nin genişlemesi ve işbirliği programlarının aktifleşmesi, dış politika hatlarının yakınlaşmasına yol açmaktadır;
  • Türkistan’daki önemli enerji kaynakları, bölgenin Avrupa için çekiciliğini artırmaktadır.

Türkistan, jeostratejik açıdan, küresel aktörlerin Avrasya kıtasının diğer bölgelerine ilerlemeleri için bir fırsat sunmaktadır. Şu anda, Türkistan, jeopolitik eğilimlerin hiç bir şekilde belirgin olmadığı periferik bir bölgeden, büyük güçlerin ve diğer uluslararası aktörlerin çıkarlarının giderek daha fazla kesiştiği bir bölgeye dönüşmektedir. Türkistan, hem coğrafi hem de ekonomik ve kültürel açıdan Çin, Türkiye, Rusya, Kafkasya gibi aktörlerle bağlantılıdır.

Çoğu dış bölgesel oyuncu için, Türkistan özellikle Rusya ve Çin arasındaki stratejik konumuyla ilgi çekmektedir. Ayrıca, bölgenin jeopolitik önemi, büyük enerji rezervleri ve büyük maden yataklarının varlığı nedeniyle artmaktadır.

Bölgenin jeopolitik yapısı, şu anda “kolektif Batı”nın, AB ve ABD’nin etkisinin azalmasıyla, Çin ve Rusya’nın otoritesine kaydığı bir durumu işaret etmektedir. Ancak, Çin ve Rusya’yı bölgedeki mutlak jeopolitik dominantlar olarak görmek yanlıştır. Bu durum, halkın düşüncelerindeki değişim, muhafazakârlık ve gelenekselcilik eğilimlerinin artmasıyla bağlantılıdır. SSCB’nin dağılmasından bu yana, daha geleneksel bir dünya görüşüne sahip yeni bir nesil yetişmiştir. Bu nesil, klasik liberal dünya düzenine daha az güvenmekte ve bu düzenin savunucusu olan AB ülkelerine karşı daha temkinlidir.

Ayrıca, Rusya ile Batı arasındaki artan gerilimlerin AB’nin Türkistan’daki otoritesini olumsuz etkilediğini belirtmek gerekir. Bu gerilimde, bölgedeki yerleşik yönetimler, Rusya’nın lehine bir tavır sergilemektedir, çünkü Rusya ile uzun bir işbirliği geçmişi vardır. Bununla birlikte, Türkistan ülkeleri, Rusya ve Çin’e karşı bir denge unsuru olarak Batılı ülkelerle ilişkilerini koparmak istememektedir. Batı, yaşam kalitesi, eğitim, bilim ve teknoloji gibi unsurlarla değerli bir ortak olarak görülmektedir.

Yeni AB Stratejisinin Hazırlık Süreci[6]

Şu anda, AB’nin Türkistan’daki yeni stratejisinin hazırlığı son aşamaya gelmiştir. 2017 yılında ilk stratejinin uygulanma süresi sona erdi. Bu kapsamlı belgede, siyasi ilişkiler, insan hakları gibi stratejik yönler ele alınmış ve enerji, su kaynakları, eğitim gibi alanlarda işbirliği geliştirilmesi hedeflenmiştir.

2007 Stratejisi çerçevesinde, AB’nin faaliyetleri özellikle Tacikistan ve Kırgızistan’da yoğunlaşmıştır. Bu ülkelerde yoksullukla mücadele, ekonomik kalkınma, kırsal kalkınma, cinsiyet eşitliği gibi projeler gerçekleştirilmiştir. Kazakistan’da ise yükseköğretim alanında işbirliği projeleri hayata geçirilmiştir.

Stratejinin Değerlendirilmesi ve Sonuçları[7]

AB’nin Türkistan’daki ilk stratejisinin sonuçları karmaşık bir nitelik taşımaktadır. Demokrasi ve devlet yönetiminin kalitesinin arttırılması gibi ana hedefler gerçekleştirilememiş, yolsuzlukla mücadele ve uyuşturucu kaçakçılığına karşı yürütülen projeler başarısız olmuştur. Sonuç olarak, AB’nin Türkistan’daki imajı, tamamen olumlu olmaktan uzaktır.

Stratejinin en büyük eksikliği, fazla soyut olması ve somut uygulama araçlarının eksikliği ile birlikte, Türkistan ülkelerinin aktif işbirliğine olan düşük ilgisidir. Türkistan ülkelerinin, özellikle eğitim veya hukuki programları başlatmalarının ardında çoğunlukla maddi yardım almak yatmaktadır. Sonuç olarak, AB’nin Türkistan’daki stratejisi, tamamen uygulanamamıştır.

Enerji ve Güvenlik

AB’nin Türkistan’daki başarısızlıklarına rağmen, bölgeye olan ilgisi devam etmektedir. AB’nin bölgedeki en büyük çıkarı enerji sektöründedir. 2014 yılında dünya çapında enerji fiyatlarının düşmesiyle, Avrupa’daki ana tedarikçilerin (Rusya, Norveç ve Cezayir) arasındaki rekabet artmıştır. Ayrıca, bu dönemde Avrupa’da yeni bir potansiyel oyuncu olarak ABD de yer almaktadır.[8]

Ancak, önceki stratejinin başarısızlığı, Avrupa’nın dış politikasındaki etkinliğini azaltmamıştır. AB’nin dış politika doktrininin temelinde, kendi ulusal çıkarlarını açık bir şekilde tanımlamak yer almaktadır. Türkistan’da AB, enerji, ekonomi, altyapı ve güvenlik gibi alanlarda işbirliğini teşvik etmeye devam etmektedir. Diğer alanlardaki politikalar, bu temel hedeflerin başarılabilmesi için gerekli olduğu ölçüde önemlidir.

Yeni Stratejinin Temel Alanları ve Gelecek Perspektifleri[9]

Yeni AB stratejisi, enerji ve altyapı gibi ekonomik alanlar ile güvenlik ve eğitim gibi sosyal alanlarda bölgesel işbirliğini güçlendirmeyi hedefleyecektir. Stratejinin başarısı, AB’nin Türkistan’daki jeopolitik etkisinin güçlendirilmesi ve bölgedeki güvenlik tehditlerine karşı dayanıklılığın artırılmasıyla mümkün olacaktır.

AB’nin Türkistan’daki etkisi, güvenlik sorunları, terörizmle mücadele ve radikalizme karşı mücadele gibi küresel tehditlerle mücadele etmek için daha da önemli hale gelmektedir. Avrupa, birçok kez terörist saldırılara uğramış ve bu nedenle güvenlik alanında Türkistan’daki deneyimlerden faydalanmaktadır.

Sonuç Olarak

Yeni stratejinin başarılı olabilmesi için, Türkistan’daki dış politikadaki dinamikler, bölgedeki büyük güçlerin etkileri ve bölgenin enerji kaynaklarına olan artan ihtiyaç göz önünde bulundurulmalıdır. Avrupa’nın, bölgesel güvenlik, enerji bağımsızlığı ve ekonomik işbirliği alanlarında stratejik adımlar atması, hem bölge ülkelerinin çıkarlarına hem de AB’nin küresel hedeflerine hizmet edecektir.

Avrupa’nın Türkistan’daki sınırlı imkanlarını kabul etmesine rağmen, bölgede daha aktif bir Avrupa politikası, başlıca bölgesel oyuncular olan ABD, Rusya ve Çin arasındaki ilişkilerde belirgin jeopolitik kaymalara ve değişimlere yol açacaktır.

AB ile Türkistan ülkeleri arasındaki ilişkilerin gelişim perspektiflerini analiz ederken, enerji alanında ABD ile rekabetin artma olasılığını belirtmek gerekir. Rusya ile anlaşmazlıkların derinleşmesi de olasılık dahilindedir, bu da Avrupa’daki Amerikan tedarikçileri için yeni pazarlar arayışında ABD’ye avantaj sağlayacaktır.

Çin, Türkistan ülkeleri için en önemli ortaklardan biridir. Çin’in sürekli ekonomik genişlemesi, Avrupa Birliği’nin dış politikasının daha yavaş ilerleyen bir doğasına sahip olmasına rağmen büyük bir etkiye sahip değildir. Aksine, bu durum, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi ve altyapı ile ulaşım yollarının geliştirilmesi amacıyla Avrupa için faydalıdır; bu da Pekin için de önemli bir dış politika hedefidir. Avrupa’nın Türkistan’daki politikası, Rusya için en az faydalıdır, çünkü AB, sadece Rusya’nın enerji piyasalarındaki pozisyonlarını zayıflatmakla kalmayacak, aynı zamanda bölgedeki siyasi ve ideolojik etkisini de giderek azaltmaya çalışacaktır.

Bununla birlikte, Avrupa dış politikasının bir diğer önemli özelliği göz ardı edilmemelidir. Avrupa Birliği, dış politika stratejik kavramlarını sıklıkla çok kaliteli ve detaylı bir şekilde formüle etse de, bunların hepsi pratikte uygulanmamaktadır.

Türkistan’daki jeopolitik gelişmeleri ve Avrupa Birliği’nin bu bölgedeki dış politikasını incelediğimizde, birkaç önemli sonuca ulaşılabilir. İlk olarak, Avrupa’nın Türkistan’a yönelik daha aktif bir dış politika izlemesi, bölgedeki büyük güçler arasında güç dengesini değiştirme potansiyeline sahiptir. Avrupa Birliği’nin bölgede daha etkin bir rol oynamaya çalışması, özellikle enerji ve güvenlik alanlarında ABD ile rekabetin artmasına ve Rusya ile olan ilişkilerin gerilmesine yol açabilir. Ancak, bu rekabetin sonunda Avrupa’nın, Türkistan’ın yeraltı zenginlikleri ve enerji kaynakları üzerinde daha fazla etki kurma çabaları, bölgedeki denklemi önemli ölçüde değiştirebilir.

Bununla birlikte, Türkistan’ın coğrafi konumu, tarihi bağları ve kültürel mirası, Avrupa’nın bölgeye olan ilgisini arttırsa da, Avrupa Birliği’nin stratejik hedefleri çoğu zaman uygulamaya geçmekte zorluk yaşamaktadır. Avrupa’nın bu bölgedeki politikaları, Rusya’nın bölgedeki hâkimiyetini zayıflatmaya yönelik olacağı için, bu durum Türkistan devletlerinin siyasi bağımsızlıklarını korumaları açısından oldukça kritik bir dönemeçtir. Özellikle, Türkistan devletlerinin kendi kültürel ve coğrafi kimliklerini koruyarak dışa bağımlılıktan kaçınmaları, hem bölge halklarının milli değerlerini hem de Türk dünyasının bütünleşme süreçlerini güçlendirebilir.

Sonuç olarak, Türkistan’daki jeopolitik gelişmelerin geleceği, sadece Avrupa’nın değil, aynı zamanda bölgedeki Türk dünyası için de büyük önem taşımaktadır. Türkistan’ın, Türk milletinin bir parçası olarak, yalnızca tarihsel bağlarını değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik, ekonomik kalkınma ve ulusal egemenlik açısından stratejik bir güç haline gelmesi gerektiği açıktır. Avrupa’nın bu bölgedeki etki alanını genişletme çabaları, Türkistan ülkelerinin, kendi ulusal çıkarlarını ön planda tutarak, bağımsızlıklarını ve özgürlüklerini korumaları için önemli bir fırsat sunmaktadır.


Kaynakça

[1] Burkhanov, A. “Strategiya Evropeiskogo soyuza v Tsentral’noi Azii: uspekhi i neudachi.” Tsentral’naya Aziya i Kavkaz 2007, no. 3 (51): 18-29.

[2] Paramonov, V. V., A. V. Strokov, and Z. A. Abduganieva. Vliyanie Evropeiskogo soyuza na Tsentral’nuyu Aziyu: obzor, analiz i prognoz. Almaty: Fond im. F. Eberta, 2017: 117.

[3] “Uzbekistan zainteresovan v poluchenii ot ES novykh torgovykh preferentsii.” Mosty. Analitika i novosti o torgovle i ustoichivom razvitii. Accessed December 8, 2018. https://www.ictsd.org/bridges-news/%D0%BC%D0%BE%D1%81%D1%82%D1%8B/news/%D1%83%D0%B7%D0%B1%D0%B5%D0%BA%D0%B8%D1%81%D1%82%D0%B0%D0%BD-%D0%B7%D0%B0%D0%B8%D0%BD%D1%82%D0%B5%D1%80%D0%B5%D1%81%D0%BE%D0%B2%D0%B0%D0%BD-%D0%B2-%D0%BF%D0%BE%D0%BB%D1%83%D1%87%D0%B5%D0%BD%D0%B8%D0%B8-%D0%BE%D1%82-%D0%B5%D1%81-%D0%BD%D0%BE%D0%B2%D1%8B%D1%85-%D1%82%D0%BE%D1%80%D0%B3%D0%BE%D0%B2%D1%8B%D1%85-%D0%BF%D1%80%D0%B5%D1%84%D0%B5%D1%80%D0%B5%D0%BD%D1%86%D0%B8%D0%B9

[4] Sidorov, I. “Strategiya ES v Tsentral’noi Azii 2019: tsely, zadachi i perspektivy.” InoZpress: perevody zarubezhnykh smi o Kyrgyzstane i Tsentral’noi Azii, July 26, 2017. Accessed December 9, 2018. http://inozpress.kg/news/view/id/51616.

[5] “Tovaroborot mezhdu Evrosoyuzom i Kazakhstanom vyros na 30%.” Kapital. Tsentr delovoi informatsii. Accessed December 9, 2018. https://kapital.kz/economic/73830/tovarooborot-mezhdu-evrosoyuzom-i-kazahstanom-vyros-na-30.html.

[6] “The EU and Central Asia: Strategy for a New Partnership.” European Union External Action. Accessed December 5, 2018. https://eeas.europa.eu/sites/eeas/files/st_10113_2007_init_en.pdf.

[7] Cabar, “Central Asia and Europe: How an Analysis of the Composition of EU Staff Can Help Build Bridges,” Cabar.asia, https://cabar.asia/ru/tsentralnaya-aziya-i-evropa-kak-analiz-sostava-sotrudnikov-es-mozhet-pomoch-navesti-mosty (erişim tarihi: 31 Mart  2025).

[8] “Council Conclusions on the EU Strategy for Central Asia 2015.” European Union External Action. Accessed December 21, 2018. https://eeas.europa.eu/sites/eeas/files/st_10191_2015_init_en.pdf.

[9] “Progress Report on the Implementation of the EU Strategy for Central Asia: Implementation Review and Outline for Future Orientations.” European Union External Action. Accessed December 5, 2018. https://eeas.europa.eu/sites/eeas/files/20120628_progress_report_en.pdf.

Fotoğraf: TRT Avaz

Yazar Erdem Yılmaz

Diğer Yazımız

NATO’NUN 2025’TEKİ STRATEJİK ÖNCELİKLERİ VE ALMANYA’NIN KATKISI

Ali TAMAHKAR Uluslararası İlişkiler Uzmanı 21.yüzyılın ilk çeyreğine girdiğimiz 2025 yılı itibarıyla, Kuzey Atlantik Antlaşması …