NEO-REALİZM ÜZERİNDEN RUSYA FEDERASYONU’NUN 2035 KUZEY KUTBU ULUSAL STRATEJİ BELGESİNİN İNCELENMESİ

Melisa İLOĞLU

Dış Politika Araştırmacısı

Son zamanlarda uluslararası sistem içerisinde güçler dengesinin bozulduğu ve tek kutuplu dünya düzeninin değişmeye başladığı görülmektedir. Ülkeler arasında üst düzey gerginlik ortamlarının hâkim olduğu, yerel ve bölgesel alanlarda çatışma risklerinin arttığı bir geçiş dönemi yaşanmaktadır. Uluslararası sistemde tek, çift veya çok kutuplu dünya düzenlerinden hangisinin egemen olacağının belirlenmesinde ise bu geçiş döneminde ortaya çıkan dinamikler belirleyici olacaktır. Bu noktada uluslararası arenada oluşan geçiş süreci, en net olarak Arktik Bölge üzerinde görülmektedir. Arktik, küresel ölçekte devletlerin satranç tahtası haline dönüşmüştür. Örneğin, 2007 yılından bu yana, Kuzey Kutbu’na Rusya’nın bayrak dikmesinin sıklıkla bir dönüm noktası olarak işaret edilmiş, Kuzey Kutbu’nun “yeni bir Soğuk Savaş” riskiyle karşı karşıya olduğu nitelendirilmiştir (Exner-Pirot, 2019). 

Özellikle 5 Mart 2020 yılında kabul edilen Rusya Federasyonu’nun 2035 yılına kadar ki Kuzey Kutbu’ndaki devlet politikası belgesi, ardından Arktik Devletleri arasında yer alan İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği talepleri, 11-12 Temmuz’da Vilnius’ta gerçekleştirilmiş olan NATO zirvesinde (www.nato.int, 2023) Arktik Bölge kapsamında alınan kararlar ve benzeri girişimler, Rusya Federasyonu’nun Arktik stratejisi üzerinde de çeşitli değişimler yaratacaktır. Arktik devletleri ve NATO’nun bu bölge üzerindeki çıkar ve eylemlerinin Rusya Federasyonu tarafından güvenlik sorunu olarak algılandığı aşikârdır. Bu nedenle Rusya Federasyonu’nun Arktik politikasında 2035 strateji belgesindeki kararlarına ek olarak da güvenlik açısından bazı faaliyetlerde bulunabileceği ihtimali yüksek seviyede yer alarak önemli bir hale gelmiştir.

Kuzey Kutbu’nun Rusya’daki siyasi önemi, 2000 yılından bu yana sürekli bir şekilde gelişim göstermiştir.  Özan’ın (2021) ifade ettiği gibi 2001 yılında Putin tarafından Denizcilik Doktrini onaylanmış, aynı yıl içerisinde kıta sahanlığının genişletilmesine yönelik BM Kıta Sahanlığı Sınırları Komisyonu’na (KSSK) başvuru yapılmış, 2008 yılında Medvedev tarafından “Russian Federation’s Policy for the Arctic to 2020” başlıklı politika belgesi onaylanarak Rusya’nın Arktik politikası hedefleri 2008-2020 yılları arasında üç döneme ayrılarak belirlenmiştir. Bu kapsamda Rusya Federasyonu’nun son ulusal politikası, 5 Mart 2020 yılında Rusya Devlet başkanı Vladimir Putin tarafından ‘‘Arktik Bölgesinin Kalkınması ve 2035’e Kadar Ulusal Güvenlik Stratejisi Belgesi’’ başlığıyla imzalanmıştır. Ulusal Strateji Belgesi, Rusya’nın Kuzey Kutbu’ndaki ulusal çıkarlarını belirtmiş ve bu çıkarları korumak amacıyla yayınlanmıştır. Rusya’nın Kuzey Kutbu’ndaki ana ulusal çıkarları şunlardır:

•               Rusya Federasyonu’nun egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün sağlanması;

•               Kuzey Kutbu’nun barış, istikrarlı ve karşılıklı yarar sağlayan ortaklık bölgesi olarak korunması;

•               Rusya Federasyonu’nun Arktik bölgesinin stratejik bir kaynak temeli olarak geliştirilmesi ve Rusya Federasyonu’nun ekonomik büyümesini hızlandırmak için rasyonel kullanımı;

•               Rusya Federasyonu’nun dünya pazarında rekabetçi bir ulusal ulaşım iletişimi olarak Kuzey Deniz Rotasının geliştirilmesi;

Bu belge ile birlikte Arktik’teki iklim değişikliğinin Rusya Federasyonu için hem avantaj hem de dezavantaj oluşturduğu görülmektedir. Avantaj oluşturmasının nedeni, Helvacıköylü’ye (2021) göre, iklim değişikliği ile birlikte buzulların erimesiyle Rusya’nın Arktik üzerindeki Kuzey Deniz Rotası politikası kapsamında buradaki doğal kaynakların çıkarılması ve kıyı taşımacılığı daha elverişli bir hale gelmiştir. Dezavantaj olmasının sebebi ise Kluge ve Paul’un (2020) ifade ettiği üzere ‘‘sonsuz buzun’’ erimesi sonucunda deniz üzerinden bir tehdidin Bering Boğazı yoluyla doğudan veya Grönland ve Norveç’teki üsler aracılığıyla batıdan gelebileceği için Rusya’nın Kuzey Kutbu’ndaki askeri varlığının kalıcı olarak genişletmesini gerektirmesidir.

 Biçer’in de (2022) spesifize ettiği gibi, 2035 Ulusal Strateji Belgesi özellikle egemenlik ve güvenlik açısından Rusya’nın Kuzey Kutbu bölgesi misyonunda yeni çıkarları belirlemiş olup özellikle iklim krizinin de yaratmış olduğu tehdit unsurlarına dikkat çekilmiş ve uluslararası işbirliği konusunda da Rusya’nın açık olduğu belirtilmiştir.

Bunlara ek olarak belgenin ikinci bölümünün sekizinci paragrafında ise Kuzey Kutbu’nda ulusal güvenliğin sağlanmasındaki temel zorluklar beş madde çerçevesinde değerlendirilmiş ve aslında dış tehdit unsurları belirtilmiştir.

‘’Bazı yabancı devletlerin Kuzey Kutbu’ndaki ekonomik ve diğer faaliyetleri düzenleyen uluslararası anlaşmaların temel hükümlerini revize etme ve bu tür anlaşmaları ve bölgesel işbirliği formatlarını dikkate almaksızın ulusal yasal düzenleme sistemleri oluşturma girişimleri; Kuzey Kutbu’ndaki deniz alanlarının uluslararası yasal sınırlandırılmasının eksikliği; Rusya Federasyonu’nun Kuzey Kutbu’ndaki yasal ekonomik veya diğer faaliyetlerini yabancı devletler ve (veya) uluslararası kuruluşlar tarafından engellemesi; yabancı devletlerin Kuzey Kutbu’nda askeri varlığının artması ve bölgedeki çatışma potansiyelinin artması; Rusya Federasyonu’nun Kuzey Kutbu’ndaki faaliyetlerini itibarsızlaştırmak.’’

 2035 Ulusal Strateji Belgesi’nde açık ve net bir şekilde bahsedilmese de metinde yer alanda yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlar ibaresinden kasıt aslında ABD, NATO üyesi Arktik devletler ve NATO’nun kendisidir. Buna karşın Rusya Federasyonu, Kuzey Kutbu Ulusal Strateji Belgesi’nde on dokuzuncu paragrafında askeri güvenliğin sağlanması için Rusya Federasyonu’nun Arktik bölgesindeki birliklerinin, askeri oluşumlarının ve organlarının savaş yeteneklerinin arttırılacağını ve savaş potansiyellerinin olası saldırganlığına karşı engelleyici çözümlerin üretileceğini belirtmiştir. Yirminci paragrafta ise sınırın korunması ve güvenliği için modern gemilerin inşası, uçak filosunun yenilenmesi hava sahasının federal keşif ve kontrol sisteminin yeteneklerinin arttırılması, sınır altyapısının iyileştirilmesi, devlet sınırı boyunca kontrol noktalarının düzenlenmesi gibi bir dizi önlem uygulanacağı ve geliştirileceği açıklanmıştır.

NATO ve Arktik devletlere karşı Rusya’nın ulusal güvenliğini sağlamak ve çıkarlarına ulaşmak için, 2035 Kuzey Kutbu Ulusal Strateji belgesinin rehberliğinde, Arktik alanda ülkenin politikalarının gelecek dönemde askeri, ekonomi, altyapı ve nüfus alanları üzerinden şekilleneceği söylenebilmektedir. Öncelikle nüfus denildiğinde sadece bu bölgede çok sayıda Rus kimliğine sahip vatandaş olması anlamına gelmemektedir. Bölgede egemenlik için nüfusun yüksek olması, Rusya için avantaj olacağı gibi aynı zamanda insan gücü, ticaret ve turizm alanlarında da olumlu katkı sunması demektir. İkincil olarak, bölge üzerinde gücünü arttırmak ve bu sayede güvenliğini sağlamak için çeşitli altyapı sistemlerin geliştirilmesi, Rusya’nın bölgedeki iletişim, ulaşım ve sınır güvenliği alanlarında daha fazla hakimiyet ve kontrol sağlama niyetinde olduğunu göstermektedir. Ayrıca belge kapsamında dış tehdit unsurlarından bahsedilmiş olması, bölgede olası bir çatışma senaryosuna hazırlıklı olmak için uçak filosunun yenilenmesi veya hava sahasının federal keşif ve kontrol sisteminin yeteneklerinin arttırılması gibi önlemlerin alınması Rusya’nın bu alanda bölgeye daha çok askeri harcamalar ve yatırımlar yapacağını işaret etmektedir. Son olarak ise ekonomik açıdan doğalgaz, maden, petrol gibi kaynakların bölgede iklim kriziyle daha erişebilir hale gelmesi Rusya’nın çıkarlarının Arktik devletlerin çıkarları ile çakışabileceğini işaret etmektedir. Fakat aynı zamanda bölgede ulaşımın kolaylaşması ile ticaret ve turizm olanakları nedeniyle Rusya’ya yeni bir ekonomik katkı sağlanabileceği için bu devletlerle çeşitli alanlarda uluslararası hukuk temelinde Neo-realizm teorisinde de yer aldığı gibi karşılıklı yarar sağlamak amacıyla işbirliği yapmaya da açık olacağı görülmektedir. Bu kapsamda Rusya Federasyonu’nun bölgede çeşitli ekonomi politikaları üreteceği, bölgedeki gelişen ekonomik koşulları bir güç aracı olarak egemenliğini korumak için güvenlik kapsamında değerlendirebileceği göz önüne alınmalıdır.

Kaynakça

Biçer, R. S. S. (2022). Rusya’nın Kuzey Kutup bölgesi yeni güvenlik politikası. Bilge Strateji, 13(23), 23-48.

Helvacıköylü, G. (2021). Rusya’nın Arktika politikası bağlamında Kuzey Deniz rotası stratejisi. UPA Strategic Affairs, 2(2), 167-84.

Kluge, J. ve Paul, M. (2020). Russia’s Arctic Strategy through 2035: Grand plans and pragmatic constraints. SWP Comment, 57, 1-4.

NATO. (2023). Vilnius Summit Communiqué. 16 Aralık 2023 tarihinde https://www.nato.int/cps/en/natohq/official_texts_217320.htm?selectedLocale=en adresinden edinilmiştir.

Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi. (2020). Rusya Federasyonu’nun 2035 yılına kadar Kuzey Kutbu’ndaki devlet politikasının temelleri. 18 Aralık 2023 tarihinde http://www.scrf.gov.ru/ adresinden edinilmiştir.

Özan, İ. (2021). Russia’s Arctic Strategy and the Geopolitics of the High North.

Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Yazar Melisa İloğlu

Diğer Yazımız

PRİMAKOV DOKTRİNİ’NİN SAHADAKİ YANSIMALARI: RUSYA’NIN KARADENİZ, BALTIK VE HÜRMÜZ POLİTİKALARI

Melisa İLOĞLU Dış Politika Araştırmacısı Rusya Federasyonu; geniş yüzölçümü, zengin enerji kaynakları ve stratejik konumu …